Rahmi Pehlivanlı, 1926 yılında günümüzde Kırıkkale sınırlarında yer alan Keskin’de dünyaya gelmiş, Türk resim sanatının önemli isimlerinden biri olmuştur. “Kralların Ressamı” olarak anılan Pehlivanlı, hem ulusal hem de uluslararası alanda birçok sergi açmış ve ödüller kazanmıştır. Sanatçının eserleri Avrupa, Ortadoğu ve Türkiye dahil olmak üzere toplam on yedi farklı müzede sergilenmiş, kendisine pek çok takdirname ve nişan verilmiştir. Sanat kariyerine başladığı yıllarda, Ankara’da Bahçelievler Ortaokulu’nda öğretmenlik yaparken dönemin ünlü yöneticilerinin portrelerini yaparak adını duyurmuştur. Bu dönemde yaptığı Nene Hatun portresi, 1952 yılında Harbiye Askeri Müzesi koleksiyonuna dahil edilmiştir. Pehlivanlı, 1941-1944 yılları arasında Ankara Süvari Alayı’nda askerlik yaptıktan sonra Ankara’ya yerleşmiş ve ticaretle uğraşarak geçimini sağlamıştır. Sanat hayatının ilk yıllarında Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde kısa süre görev almış, ardından dönemin Cumhurbaşkanı Celâl Bayar tarafından görevlendirilerek 1953 yılında Selanik’e Atatürk’ün doğduğu evin resmini yapmak üzere gönderilmiştir. “Atatürk’ün doğduğu ev” adlı eser, Başbakanlık koleksiyonunda yer almıştır. Sanatçının yurt dışına ilk çıkışı Selanik’e olmuş, ikinci çıkışı ise sağlık ve profesyonel resim çalışmaları amacıyla İngiltere’ye olmuştur. Bu dönemde Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde müze ve stüdyolarda resim etütleri yapmıştır. 1953-1990 yılları arasında Rahmi Pehlivanlı, yirmi beşten fazla kral, kraliçe ve devlet adamının portresini çizmek üzere davet edilmiş, Kıbrıs, Lübnan, Irak ve Libya gibi Ortadoğu ülkelerinde sergiler açmıştır. En ünlü eserlerinden biri olan “Zina” tablosu, 1967 yılında Vatikan tarafından büyük beğeni kazanmış ve dönemin Papası IV. Paul tarafından madalya ile ödüllendirilmiştir. Aynı dönemde İtalya’da Castel Franco’da stüdyo kurarak çalışmalarına devam eden Pehlivanlı, Cote D’Azure’de düzenlenen uluslararası bir sanat sergisinde “Kel Mıstık” tablosuyla portre dalında birincilik ödülü kazanmıştır. Sanatçının yurda dönüşü ise 1972 yılında gerçekleşmiş, Türk Kurtuluş Savaşı gemilerinden Yavuz Zırhlısı’nı resmederek İstanbul Deniz Müzesi’nde sergilenmesini sağlamıştır. Rahmi Pehlivanlı, uluslararası sanat dünyasındaki başarıları ve kendi ekolünü yaratması nedeniyle 1978 yılında Pan Haber Ajansı tarafından yılın adamı seçilmiş, aynı yıl Atatürk portrelerinden oluşan bir dizi eseri Anıtkabir’de sergilenmiştir. 1981 yılında İtalya’daki Accademia Universale Roma tarafından fahri hocalık unvanı ve Academico Benemerito diploması verilmiş, adına sürekli bir kürsü ayrılmıştır. Sanattaki otuzuncu yılını 30. Sanat Yılı sergisi ile kutlayan Pehlivanlı, bu sergiyi İstanbul, Ankara ve İzmir’de dönemin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı ile birlikte açmıştır. 1984 yılında Nurhan Pehlivanlı ile evlenen sanatçı, 1988’de SSCB Kültür Bakanlığı tarafından konferans ve araştırmalar için davet edilmiş ve aynı yıl “Ephesus” tablosuyla Papa II. Jean Paul tarafından gümüş madalya ile ödüllendirilmiştir. 1989 yılında başladığı Gazi Üniversitesi Resim Bölümü öğretim üyeliğine, 24 Ağustos 1992’de vefat edene kadar devam etmiştir. Hayatı boyunca beşi Türkiye’de olmak üzere altmıştan fazla kişisel sergi açan Pehlivanlı, sanat hayatı boyunca ulusal ve uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiştir. Kırıkkale’de her yıl Keskin İlçesi’nde sanatçıyı anma etkinlikleri düzenlenmiş, ölümüyle birlikte Renk Renk Türkiyem koleksiyonunu tamamlamıştır. Rahmi Pehlivanlı, sanat dünyasında kendine özgü üslubu, krallar ve devlet adamları için yaptığı portreleri ve uluslararası alandaki başarıları ile Türk resim sanatının unutulmaz isimleri arasında yer almıştır.