1949’da Yatağan Muğla’da doğan çizgi romancı ve karikatürist Nuri Kurtcebe, babasının subay olması sebebiyle çocukluğunu İskilip, Hakkari, Rize, Turhal ve Denizli’de geçirdi. 1960 yılında İstanbul’a gelen karikatürist, lise sondayken babasını kaybetti. Eğitim hayatı boyunca masraflarını futbolcu Metin OKTAY ödedi. 1970 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Resim Bölümünü kazandı. Bir reklam şirketinde karikatürist Yalçın ÇETİN ile beraber çalışırken, Oğuz ARAL ile tanıştı. Oğuz Aral, Nuri Kurtcebe’nin Gırgır isimli mizah dergisinin kadrosunda olmasına önayak oldu. Çizgi romanda kendini bulan Kurtcebe, Uyduruk Uzay Hikayeleri adıyla kısa metrajlı bilimkurgu çizgi romanları yazmaya ve çizmeye başladı. 1971’de Gırgır’da yayınladığı Gaddar Davut çizgi romanını çizmeye başladı. Orta çağda yaşansa da güncel olayları takip eden çizgi romanla ünlenen Kurtcebe, 1985’te İlhan İREM’in Pencere Köprü ve Ötesi müziğini resimledi. 1986 yılında Hürriyet gazetesinde Mokok karikatür tipini çizmeye başladı. 1990’da Limon ve Dıgıl mizah dergilerinde yazdığı bilim kurgu hikayelerini “İnsanın Bu Eşsiz Gezegendeki Serüvenini Evrenin Sonsuzluğuyla Buluşturan Boyut Farkı” isimli özel çizgi roman albümünde yayımladı. Tüm bunların yanında, maganda kelimesinin de isim babası olan Nuri Kurtcebe, 1994 yılında Gaddar Davut çizgi romanını ve Sessiz Sedasız başlığı altında günlük politik karikatürlerini çizmeye başladı. 1996’da Uğur MUMCU’nun Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi yazısını resme döktü ve Uğur Mumcu Özel Ödülü’nü kazandı. 1997-1999 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde yazdığı yazıları dolayısıyla üç yıl üst üste Yılın Hasan TAHSİN’leri Ödülü’ne layık görüldü. 2001’de Nazım HİKMET’in Kuvayı Milliye Destanı’nı çizgi romana dönüştürdü. Yine 2001’de Çağdaş Eğitim Vakfı’na katkılarından dolayı ÇEV Ödülü’ne layık görüldü. 2002’de Almanya Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından Yılın Atatürkçüsü seçildi. 73 yaşındaki Nuri Kurtcebe, Aydınlık Gazetesi’nde Ters Köşe aslı köşesinde günlük karikatürlerini çizmeye devam etmektedir.