Rıza Tüzün, 1920 yılında Bulgaristan’da doğdu. Küçük yaşlarda tiyatroya ilgi duyan Tüzün, henüz 14 yaşındayken sahneye çıktı. Eğitim hayatına İstanbul’da devam etti; İstanbul Erkek Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenim gördü. Sanata duyduğu ilgi, onu hukuk kariyerinden ziyade sahneye yönlendirdi. 1952 yılına kadar birçok özel tiyatro topluluğunda görev aldı ve "Dekbazlık" adlı oyunla dikkat çekti. Aynı yıl İstanbul Şehir Tiyatroları’na katılarak profesyonel tiyatro hayatına adım attı. Kariyeri boyunca 250’nin üzerinde oyunda rol aldı ve Türk tiyatrosuna önemli katkılarda bulundu. Özellikle klasik ve modern tiyatro eserlerinde sergilediği güçlü oyunculuk performansıyla sanatseverlerin takdirini topladı. Tiyatro sahnesinde "Aynaroz Kadısı", "Balıkesir Muhasebecisi", "Buzlar Çözülmeden", "Fazilet Eczanesi", "Hani Öldürsene Canikom", "Kibarlık Budalası", "Mum Söndü", "Paydos", "Romeo ve Juliet", "Sahildeki Kanepe" ve "Seferi Ramazan Bey’in Nafile Dünyası" gibi çok sayıda önemli eserde rol aldı. Hem klasik edebiyat uyarlamalarında hem de çağdaş oyunlarda sergilediği performanslarla izleyicilerin hafızalarında yer edindi. Rıza Tüzün, sadece sahneyle sınırlı kalmayıp sinemada da aktif rol oynadı. Oyunculuk kariyerine 1949 yapımı "Gönülden Yaralılar" filmiyle adım attı ve 1970’li yıllara kadar birçok sinema filminde yer aldı. "Kanun Namına", "Kurt Mustafa", "Yalnızlar Rıhtımı", "Otobüs Yolcuları", "Küçük Hanımefendi", "Yunus Emre" ve "Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz" gibi filmler, onun beyaz perdedeki önemli yapımlarındandır. Sadece oyunculukla kalmayıp seslendirme sanatçısı olarak da adından söz ettirdi. Özellikle Türk sinemasının usta isimlerinden Ali ŞEN ve Nubar TERZİYAN'ı seslendirmesiyle tanındı. "Gelin", "Sakar Şakir", "Köşeyi Dönen Adam", "İyi Aile Çocuğu" gibi filmlerde bu usta oyunculara ses verdi. Ayrıca "Batıda Kan" ve "Çağrı" gibi yabancı yapımlarda da seslendirme yaptı. Sahne ve sinema performansının yanı sıra dublaj yeteneğiyle de sektörde saygın bir yer edindi. Rıza Tüzün, 12 Nisan 1979 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti. Türk tiyatrosu ve sinemasına yaptığı katkılarla unutulmaz isimler arasında yer aldı. Hem sahnede hem de ekranda sergilediği usta işi performanslarla Türk sanat dünyasında derin izler bıraktı. Rıza Tüzün’ün çok yönlü sanatsal kimliği, onu Türk tiyatrosu ve sinemasının önemli yapı taşlarından biri haline getirdi.