Agâh Hün, 12 Ocak 1918 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Eğitim hayatına İstanbul’da başlayan Hün, ilk, orta ve lise öğrenimini bu şehirde tamamladı. Sanat yolculuğuna 1937 yılında girdiği Ankara Devlet Konservatuvarı’nda adım attı ve 1942 yılında mezun oldu. Tiyatro sahnesine ilk kez, Sofokles’in "Antigone" adlı eserinde Kral Kreon rolüyle çıktı. 1947’de Julius Caesar oyunuyla Devlet Tiyatroları'nda sahne aldı. Ardından Küçük Sahne, Oda Tiyatrosu, Küçük Opera ve İstanbul Şehir Tiyatroları’nda uzun yıllar boyunca görev yaptı. Sanat hayatı boyunca 100’ü aşkın tiyatro oyununda rol aldı ve 30’a yakın oyunu sahneye koydu. Tiyatroyu seçme sürecini, ağabeyi Hadi Hün’ün etkisiyle başladığını belirterek anlatan sanatçı, gençlik yıllarında bu mesleğin büyüleyici yönüne kapıldığını, ancak ilerleyen zamanlarda tiyatronun hem zorluklarını hem de yüceliğini deneyimlediğini ifade etti. Tüm bu sıkıntılara rağmen sanatın değerini daima yürekten hissettiğini söyledi. Agâh Hün, 1951 yılında Makbule Hün ile evlendi ve bu evlilikten 1952 yılında Ahmet adında bir oğulları dünyaya geldi. 1953 yılında Türk sinemasının ilk renkli filmi olan "Halıcı Kız"da rol aldı. Bu filmde Altan Karındaş’ın yönlendirmesiyle yer aldı. 1955’te yönetmenlik kariyerine adım attı ve "Sevdiğim Sendin" filmi ile büyük başarı elde etti. Agâh Hün, 1955 yılında yönettiği "Sevdiğim Sendin" adlı filmiyle Türk Film Dostları Derneği tarafından yılın en başarılı filmi ve en başarılı yönetmeni ödüllerine layık görüldü. Aynı zamanda seslendirme sanatçısı olarak da birçok önemli yapıma imza attı. Özellikle "Çağrı" filminde Anthony Quinn’e yaptığı seslendirme, hafızalarda yer etti. 1974 yılında Metin Erksan’ın yönettiği "Şeytan" filminde Canan Perver, Cihan Ünal ve Meral Taygun ile birlikte rol aldı. Hün, seslendirme ve oyunculuk alanında çok yönlü bir kariyer sürdürdü. 1983 yılında 65 yaşına geldiğinde, 22 yıl boyunca emek verdiği İstanbul Şehir Tiyatroları’ndan emekli edildi. Ancak bu karara karşı çıktı ve “Sanatçının yaşı olmaz. Emekli olmayı kabul etmiyorum. Sanat yaratmaktır, yaş haddi devlet memurları için vardır” diyerek sanatın yaştan bağımsız olduğuna dikkat çekti. 24 Temmuz 1990 tarihinde İstanbul’da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Agâh Hün, Türk tiyatrosuna ve sinemasına yaptığı katkılarla, seslendirme sanatındaki ustalığıyla ve yönetmenlik yetkinliğiyle unutulmazlar arasına girdi.