Selçuk Ural, 31 Ocak 1945 tarihinde Bartın'da doğdu. Devlet memuru bir ailede dünyaya gelen Ural, müzik kariyerine çok genç yaşta başladı. Henüz 15 yaşındayken Ankara’da bir mekânda sahne alarak şarkı söylemeye başladı. Bu dönemde yeteneği dikkat çekti ve Yurdaer Doğulu’nun vokalisti olarak müzik dünyasında adım attı. Ardından, Rüçhan ÇAMAY'ın yönlendirmesiyle İstanbul’a giderek Şerif Yüzbaşıoğlu Orkestrası'na katıldı. Bu orkestra ile birlikte sahne tecrübesini artıran Ural, Sezen Cumhur ÖNAL’ın yazdığı Türkçe sözlerle seslendirdiği İtalyanca bir parçayla dönemin en çok dinlenen şarkıcıları arasına girdi. Bu başarı, onun müzik kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Selçuk Ural, sahne ve müzik çalışmalarının yanı sıra sinema ve televizyon dünyasında da yer aldı. 1968 yılında "Gül ve Şeker" filminde Tayfun karakterini canlandırdı. 1969’da “Kardeş Kanı” ve “Tatlı Günler” filmlerinde, 1971’de “Gelin Çiçeği” filminde Selçuk rolüyle, 1972’de ise “Alçaklar Cehenneme Gider” filminde şarkıcı olarak kamera karşısına geçti. 1974 yapımı “Şiribim Şiribom” ve 1997 yılında yayınlanan “Anlaşma Noktası” filmlerinde de rol aldı. Oyunculuğunun yanı sıra Huysuz Virjin, Perran KUTMAN ve Müjdat GEZEN gibi isimlerle birlikte sahne aldığı müzikli kabare gösterileriyle de tanındı. Ural, 17 Kasım 1967’de Terzi Mualla’nın kızı Canan YAKA ile evlendi. Bu evlilikten, nikahtan 1,5 ay sonra Ceyhan Cem doğumlu olan oğlu Hakan URAL dünyaya geldi. Hakan Ural, ilerleyen yıllarda Türkiye'nin tanınmış sinema oyuncularından biri oldu. Selçuk Ural, 1979 yılında ikinci evliliğini yaptı. Özel hayatında da sık sık gündeme gelen Ural, özellikle oğlu Hakan ile olan ilişkisiyle basının ilgisini çekti. Sanatçının müzik kariyeri boyunca yayımladığı albümler arasında 1975 tarihli “Selçuk Ural”, 1977’de çıkan “Dertlerimi Zincir Yaptım”, 1982’deki “Sevdalıyım” ve 1985’te yayınlanan “Yıllar Sonra” dikkat çekti. 1993’te “Hayretler İçindeyim”, 1996’da “Best Of Selçuk Ural” ve 2006’da “Sakın Değişme” albümleriyle dinleyicisiyle buluştu. 2008 yılında çıkardığı “Kadınsız” albümü ise onun müzikal çizgisini koruyarak nostaljik bir tını sundu. Bu albümlerle Türk müziğine kalıcı eserler kazandırdı. Selçuk Ural, hem müzisyen hem de oyuncu kimliğiyle Türk sanat hayatına damga vuran isimlerden biri oldu. Müzik kariyeri boyunca sahnede sergilediği enerjik performanslar, oyunculuk tecrübeleri ve sanat dünyasına kattığı değerle tanındı. Hem döneminin popüler figürlerinden biri olmuş hem de Türk pop müziğinin gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. Özellikle 1970’li ve 1980’li yıllarda yayımladığı şarkılarla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Ural, müzik ve sahne sanatları alanında kendine sağlam bir yer edindi.