Abdullah Cevdet Karlıdağ, 9 Eylül 1869'da Arapgir, Malatya'da doğdu. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde ve cumhuriyetin başlangıç yıllarında siyasetçi, düşünür, göz doktoru, şair ve tercüman olarak önemli bir isimdi. İlk eğitimini Arapgir ve Hozat'ta tamamladıktan sonra ailesiyle birlikte Harput'a yerleşti. 1885'te Ma‘mûretülazîz (Elazığ) Askerî Rüşdiyesi'nden mezun oldu. On beş yaşında İstanbul'a giderek askeri tıp okuluna girdi ve üç yıl sonra mezun oldu. Tıp eğitimine devam ederken biyolojik materyalist fikirlerden etkilendi ve Ludwig Büchner'in "Kraft und Stoff" adlı eserini Türkçe'ye çevirdi. Abdullah Cevdet, felsefi düşüncelerini siyaset aracılığıyla topluma aktarabileceğine inanıyordu. Bu düşünceyle çeşitli siyasi hareketlerde yer aldı ve İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin oluşumuna katkı sağladı. Siyasi faaliyetleri nedeniyle öğrenimi boyunca birkaç kez tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Tıp eğitimini tamamladıktan sonra göz hekimi olarak göreve başladı. Ancak siyasi nedenlerle sürekli olarak yer değiştirmek zorunda kaldı, hatta sürgüne gönderildi. Yurtdışında da faaliyetlerine devam etti, İttihat ve Terakki'nin yayın organı olan Osmanlı gazetesini çıkardı ve Batı eserlerini çevirdi. Abdullah Cevdet'in siyasi fikirleri, özellikle bazı kitapları nedeniyle dönemin yönetimleri tarafından baskı gördü. Sürgünler, tutuklamalar yaşadı ve farklı ülkelerde yaşamak zorunda kaldı. Ömrü boyunca çeşitli dergiler çıkardı, kitaplar yayımladı ve şiirler kaleme aldı. 1910'da İstanbul'a döndüğünde kendi matbaasını kurdu ve "Kütüphane-i İçtihad" dizisini yayımladı. Siyasi nedenlerle sürekli baskı gördü ve cumhuriyetin ilk yıllarında hakkında devlet hizmetinden men cezası verildi. Eserleri arasında şiir kitapları, düşünsel çalışmalar ve çeviriler bulunmaktadır. Kendisi, dönemin önemli düşünce akımlarının şekillenmesine katkıda bulunmuş, siyasi düşünceleri ve Batı'dan getirdiği fikirlerle dikkat çekmiştir. Abdullah Cevdet, 29 Kasım 1932'de İstanbul'da hayatını kaybetti. Cenazesi tartışmalı bir şekilde defnedilmiş ve yaşamı boyunca siyasetle, düşünsel çalışmalarıyla ve yazılarıyla dikkat çekmiş bir düşünce adamı olarak anılmaktadır.