Ertuğrul Işınbark, sahne ismiyle Mandrake, 24 Ağustos 1940 tarihinde İstanbul’un Fatih semtinde dünyaya geldi. Küçük yaşlarda sihirbazlığa ilgi duymaya başladı. Özellikle ilkokul yıllarında izlediği bir sihirbaz gösterisi, onun hayatının yönünü belirleyen önemli bir dönüm noktası oldu. Bu ilgisi zamanla bir tutkuya dönüştü ve kendi kendine sihirbazlık üzerine araştırmalar yapmaya başladı. Büyük çabalar sonucu ulaştığı “Fenni Eğlenceler” adlı kitap sayesinde illüzyon sanatının inceliklerini öğrenmeye koyuldu. Henüz genç yaşlardayken bayram yerlerinde kurulan çadırlarda sahneye çıkarak ilk gösterilerini gerçekleştirdi. Böylece Türk illüzyon dünyasında kendine özgü tarzıyla yer edinmeye başladı. 1962 yılında sahne aldığı organizasyonun yöneticisi, Ertuğrul Işınbark’ın sahne ismini “Sihirbaz Mandrake” olarak değiştirdi. Bu isim, zamanla onunla özdeşleşti ve Türkiye’nin dört bir yanında Mandrake adıyla tanındı. 1965 yılında Türkiye Sihirbazlar Şampiyonu seçilerek alanında yetkinliğini ve başarısını kanıtladı. Sahnedeki enerjisi, etkileyici sunumu ve seyirciyle kurduğu güçlü bağ sayesinde geniş kitlelerin beğenisini kazandı. Mandrake ismi, yalnızca sahneyle değil, aynı zamanda Türkiye’de illüzyon denilince akla gelen ilk isimlerden biri hâline geldi. 1979 yılında ise Türk illüzyon tarihinde bir ilke imza attı. Bilgi ve deneyimlerini genç yeteneklerle paylaşmak amacıyla Türkiye’nin ilk ve tek illüzyon okulunu kurdu. Bu okul aracılığıyla birçok gencin yeteneklerini ortaya çıkarmasına ve sihirbazlık alanında profesyonel anlamda gelişmesine olanak sağladı. Sanatını sadece gösteriyle sınırlı tutmayıp, aynı zamanda eğitici bir misyon da üstlendi. Bu yönüyle, yalnızca bir sahne sanatçısı değil, aynı zamanda bir eğitimci ve öncü olarak da anıldı. Ertuğrul Işınbark, yani Mandrake, Türk sihirbazlık sanatına büyük katkılar sundu ve bu alanda öncülük etti. Hayatı boyunca yüzlerce gösteriye imza attı, binlerce izleyiciyi şaşkınlık ve hayranlık içinde bıraktı. 28 Mayıs 2014 tarihinde, 74 yaşında Çanakkale’de hayatını kaybederek sahnelerden ebediyen ayrıldı. Ancak Mandrake, ardında unutulmaz gösteriler, yetiştirdiği öğrenciler ve Türk sahne sanatına kazandırdığı değerlerle hatırlanmaya devam etti.