Sennur Sezer, 12 Haziran 1943'te Eskişehir'de doğmuş, Türk şair ve belgesel anlatılar yazarı olarak edebiyat dünyasında önemli bir yere sahip olmuştur. Şiir yazmaya lise yıllarında başlayan Sezer, ilk şiirini 1958'de yayımlamış ve ilk kitabı "Gecekondu"yu 1964 yılında edebiyatseverlerle buluşturmuştur. Kendisi, yalnızca şiir değil, deneme, anlatı ve inceleme gibi çeşitli edebi türlerde eserler vermiştir. Gerçek ve müstear isimle Yeşilçam'a birçok senaryo yazan Sezer, aynı zamanda Emek Partisi'nin kurucuları arasında yer almış ve işçilerin, emekçilerin, kadınların hak arama eylemlerine aktif olarak destek vermiştir. Yazar Adnan Özyalçıner ile evli olan Sezer, bu evlilikten iki çocuk sahibi olmuştur. Sennur Sezer, edebi kariyerine 1965 yılında Varlık Yayınları'nda düzeltici olarak başlayarak, ikinci şiir kitabı "Yasak"ı 1966 yılında yayımlamıştır. 1967'de Adnan Özyalçıner ile evlenerek, edebi çalışmalarına devam etmiştir. 1977 yılında üçüncü şiir kitabı "Direnç"i, 1979 yılında ise çocuklara yönelik "Gerçeğin Masalı"nı yayımlamıştır. 1982 yılına kadar çeşitli yayın evlerinde ve ansiklopedilerde düzelticilik ve metin yazarlığı yapmış, ardından çalışmalarını günlükler ve dergilerde sürdürmüştür. Sezer, belgesel anlatılar hazırlayarak hem edebiyat dünyasında hem de sosyal alanlarda kendine bir yer edinmiştir. 7 Ekim 2015 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yummuştur. Sennur Sezer'in edebi eserleri arasında "Gecekondu," "Yasak," "Direnç," "Sesimi Arıyorum," "Kimlik Kartı," "Bu Resimde Kimler Var," "Afiş," "Kirlenmiş Kağıtlar," "Bir Annenin Notları," "Dilsiz Dengbej," "Akşam Haberleri," ve "İzi Kalsın" gibi şiir kitapları bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, "Keloğlan ile Köse," "İstanbul'un Taşı-Toprağı Altın," "Pencereden Bakan Çocuk," "Türk Safosu Mihri Hatun," ve "Masal Evi" gibi farklı türlerde eserler de kaleme almıştır. Sennur Sezer, edebiyat kariyeri boyunca birçok ödül kazanmış; Kadınların Sesi Dergisi'nin 8 Mart Ödülü, Halil Kocagöz Şiir Ödülü, Sıtkı Dost Çocuk Edebiyatı Ödülü, ve PEN Türkiye Şiir Ödülü gibi ödüller, onun edebiyat alanındaki yetkinliğini ve başarısını pekiştirmiştir. Sennur Sezer, hayatı boyunca emekçi hakları, kadınların hakları ve sosyal adalet gibi konulara duyduğu duyarlılıkla edebiyatını şekillendirmiştir. Eserlerinde bu temaları işleyerek, toplumsal meselelere dikkat çekmiş ve okuyucularını düşündürmüştür. Kendisinin güçlü kalemi, belgesel anlatıları ve yazdığı senaryolarla Türk edebiyatında kalıcı bir etki bırakmıştır. Sezer, sadece bir şair olarak değil, aynı zamanda bir aktivist olarak da tanınmaktadır. 2015'teki vefatının ardından eserleri, Türk edebiyatında önemli bir miras olarak yaşamaya devam etmektedir.