Evrim Alataş, 15 Nisan 1976 tarihinde Malatya'nın Akçadağ ilçesinin Gölpınar köyünde Alevi-Kürt bir ailede dünyaya gelmiştir. İlkokul ve ortaokul eğitimini doğduğu köyde tamamladıktan sonra, İstanbul'da eğitim hayatına devam etmiştir. 1994 yılında gazeteciliğe adım atarak, sırasıyla Yeni Politika, Demokrasi, Özgür Bakış, Ülkede Özgür Gündem gibi gazetelerde muhabirlik ve editörlük yapmıştır. Ardından Evrensel, BirGün ve Özgür Politika gibi gazetenin köşe yazarlığı görevlerinde de bulunmuş, yazılarıyla önemli bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. Alataş, aynı zamanda Esmer, Birikim, Amargi, Siyahi ve Tiroj gibi dergilerde de makaleleriyle yer almış ve özellikle Kürt meselesi ile ilgili yaptığı derinlemesine analizler ve yazılarla dikkat çekmiştir. Kürt halkının sorunlarına olan ilgisi ve bu konudaki yazıları, onun toplumsal ve siyasi meselelerle ne denli iç içe olduğunu göstermektedir. Evrim Alataş, Kürt coğrafyasındaki çatışmalı dönemi konu edinen "Mayoz Bölünme Hikayeleri" adlı kitabını 2003 yılında yayımlamıştır. Kitap, dönemin traji-komik öykülerini derleyerek, bölgedeki sosyal ve kültürel gerçekleri dikkatlice yansıtmıştır. Alataş, aynı zamanda sinema yönetmeni Miraz Bezar ile birlikte, Diyarbakır üzerinden Kürt dünyasını ve savaş mağduru çocukları konu alan "Min Dît" (Ben Gördüm) adlı uzun metrajlı filmin senaryosunu yazmış ve 2009 yılında film Diyarbakır'da galasını yapmıştır. Film, 46. Altın Portakal Film Festivali'ne katılarak, Behlül Dal En İyi Öykü Ödülü’nü kazanmıştır. Alataş, 2009 yılında "Her Dağın Gölgesi Deniz’e Düşer" adlı çalışmasını İletişim Yayınları'ndan yayımlamıştır. Bu eser de, Kürt meselesine ve bölgedeki sosyal yaşamın izlerine dair önemli bir referans olarak öne çıkmaktadır. Evrim Alataş, yazarlık, gazetecilik ve eleştirmenlik kariyerine paralel olarak insan hakları savunuculuğu yapmış ve toplumun en büyük sorunlarına dikkat çekmiştir. Ancak, Alataş, uzun süredir mücadele ettiği kanser hastalığı nedeniyle 12 Nisan 2010'da Diyarbakır'da hayatını kaybetmiştir. Evrim Alataş'ın cenazesi, Diyarbakır'da düzenlenen törenin ardından vasiyeti üzerine doğduğu köy Gölpınar'da toprağa verilmiştir. Onun yaşamı ve eserleri, toplumsal adalet ve insan hakları konularındaki duyarlılığıyla hatırlanmaktadır. Yazarın kaleme aldığı yazılar ve yaptığı katkılar, onun düşünsel mirasını günümüzde de yaşatmaktadır.